Türkçe içerik.
Title Image

Aşılama

Anasayfa  /  Aşılama

Aşılama

Aşılama yöntemi bir yıl boyunca düzenli ilişkiye rağmen gebe kalamamış ve infertilite tanısı almış hastalara uygulanan bir yardımcı üreme yöntemidir. Gebe kalmak istenen sürenin üzerinden 1 yıl geçmiş ve gebelik elde edilememişse gerekli testler sonucunda aşılama yöntemi uygulanabilir.

Aşılama yöntemi diğer yöntemlere göre oldukça basit ve hemen hemen ağrısız bir uygulamadır. Daha düşük dozda ilaç ve maliyet gerektirmesi sebebi ile tercih edilebilir ancak aşılama tedavisinin başarı şansı tüp bebek tedavisine göre oldukça düşüktür ve gebe kalamayan hastalarda tedavinin başarısız olma sebebi hiçbir zaman bilinememektedir.

Aşılama işleminin uygulanabilmesi için erkekte işlenebilecek özellikte sperm olması ve kadının da yumurta gelişiminde sorun olmaması gerekmektedir. Ayrıca kadında tüplerden en az bir tanesinin açık olması da aranan şartlardan biridir.

Aşılama Kimlere Uygulanabilir?

Erkekte sperm hareket ve sayısında hafif düşüklük saptanmışsa,

Kadında polikistik over hastalığı gibi yumurtlama fonksiyon bozukluğu,

Açıklanamayan infertilite olguları,

Vajinismus gibi cinsel birlikteliğin sağlanamadığı durumlar gibi nedenlerden dolayı aşılama yöntemi uygulanabilir.

Aşılama İşlemi

Aşılama işlemi birkaç dakika süren ağrısız bir yöntemdir. Aşılama tedavisi, kadında düşük dozda ilaçlar ile (bazen hap ve iğne tedavisi olabilir) birkaç adet yumurtanın olgunlaştırılması ve yumurtaya son olgunluğunu veren çatlatma iğnesinin yapılmasını takiben aşılama zamanı belirlenir. Aşılama zamanında hastanın eşinden sperm örneği alınıp, bu spermler içinde en hareketli ve şekli düzgün olanlar laboratuvarda santrifüj ve yıkama yöntemleri ile seçilerek bir kateter yardımı ile anne adayının uterus kavitesine (rahim boşluğu) bırakılır.

İşlem bitimi 20-30 dakika dinlenme sonrasında hastanın normal hayatına dönmesi mümkün olabilmektedir. Bu tedavide amaç, hem sperm örneğini daha sağlıklı ve konsantre hale getirmek, hem de spermin geçmesi gereken yolun bir kısmını direkt aşmasını sağlamaktır. IUI tedavisinin en uygun hastada bile başarı şansı %15-20 civarındadır. Bunun sebebi, aşılamada spermin yumurta ile karşılaşacağının veya spermin yumurtayı dölleyeceğinin garanti altına alınamamasıdır. İki kez aşılama denedikten sonra gebelik ve canlı doğum gerçekleşmeyen hastaların tekrar değerlendirilmesi ve gerekirse tüp bebek tedavisine yönlendirilmesi gerekmektedir. İleri yaş grubunda over (yumurtalık) rezervi hızla azaldığı için, zaman kaybetmemek adına IUI tedavisinden ziyade direkt tüp bebek tedavisi tercih edilmektedir.

Kısırlık zannedilenin aksine bir çifti ilgilendiren bir problemdir. Kadınlardan kaynaklanabileceği gibi erkek faktörü de son derece önemlidir.

Tüm araştırmalara rağmen kısırlığın sebebi ortaya koyulamayabilir. Buna açıklanamayan infertilite denir ve yaklaşık %30-40 oranında gerçek neden ortaya konamaz.

Kısırlık tanısında genel olarak üç önemli ve yol gösterici test yapılmalıdır. Bunlardan birincisi adetin 3. günü hormon profilidir. İkincisi spermiyogram ve son olarak da HSG ( ilaçlı rahim filmi) çekilir.

Bu testler genel olarak yumurtalıkların potansiyelini belirleyen hormonlar yani FSH, Östrojen, AMH ve İnhibindir. Ayrıca tiroid fonksiyon testleri, prolaktin gibi tüm adet düzenini etkileyebilecek olan hormonlar da incelenmelidir. Kıllanma şikayetleri de var ise androjenik ( erkeklik ) hormon düzeylerine de bakılır. Bunların arasında böbrek üstü bezinden salınan DHEA-S da yer almalıdır.

Rahim filmi rahim ağzından kontrast (radyo-opak) madde verilerek, rahim ağzı, rahim boşluğu (endometriyal kavite ), tüpler ve karın boşluğu ile yumurtalık alanlarının değerlendirildiği oldukça önemli bir testtir.

HSG genel anlamda ağrılı bir test değildir. Testin kendisi hemen hiçbir doku travmasını içermez. Sadece rahim ağzı özel bir alet ile tutulduğu sırada ve verdiğimiz kontrast madde tüplerden geçerek rahim boşluğuna sızmaya başladığı zaman yoğun bir rahatsızlık hissi oluşturabilir.

Sperm örneği verilmeden 3 gün öncesinden başlayarak hiç boşalma olmamalıdır.

Tedavi başlamadan önce, önceden kalan kist/ ler var ise veya yeni kist oluşumunu engellemek amacıyla birkaç ay doğum kontrol hapı ( oral kontraseptifler) kullanılabilinir.

Sonrasında yumurtalıkların hormonlar ile uyarılması, yumurta toplama (OPU ), toplanan  yumurtaların döllenmesi (IVF-ICSI)  ve embriyo transferi şeklindedir.

Adetin başladığı gün birinci gün kabul edilir ve ortalama 20 gün içinde transfer gerçekleştirilir. Transferden 11 gün sonra da hastanın gebe kalıp kalmadığını kontrol edilir.

Yumurtalıkları uyaran ilaçlar çeşitli olmakla birlikte tüp bebek tedavisinde genel olarak FSH (folikül stimüle edici hormon ) iğneleri kullanılmaktadır. Bu ilaçlar elde edildikleri yollara göre çeşitli maliyetlere sahiptirler.

Çatlama iğnesi aşılama tedavisinden farklı olarak tüp bebekte yumurta atılmasını değil sadece olgunlaşmasını sağlamak amacıyla uygulanır.

Klasik tüp bebek yönteminde spermler ile yumurta labaratuvar şartlarında bir araya     getirilerek döllenmenin olması beklenir. ICSI ‘de ise spermin yumurta içine girişinde başarısız olma faktörünü ortadan kaldırmak amacıyla sperm oldukça ince bir kanül yardımı ile yumurtanın içine enjekte edilir. Bu sayede döllenme şansı daha fazla olur.

Hastanın idrar torbası dolu iken karından ultrason kılavuzluğunda, rahim ağzından geçilerek yumuşak bir kanül yardımı ile embriyolar uterus ( rahim ) içine verilir.

Got a question?